18 Temmuz 2017 Salı

Fiziğe Bak, Aldatılmayı Anla

Şimdi yirmidört saat önce yazdığım yazıya sanki nazire yapar gibi birbiriyle bağlantılı başka bir yazı huzurlarınızda.
Dünden beri bizim uzmanlar hiç durmayıp çok çalışmışlar araştırmışlar, aldatabilme düşüncesi kafasında olabilecek erkeklerin bilimsel analizini ortaya çıkartmışlar.
Şimdi huzurlarınızdaki ahanda bu yazımla da araştırmanın sonuçlarını açıklıyor ben:

Erkekler en fazla 29 39 49 59 veya 69 ya da yukarıdaki ömür verir de yaşarlarsa 79 ve 89 gibi bir onluğun sonlarındaki yaş dilimlerinde aldatmaya meyilliymiş.
Aldatan erkeklerin yüzde sekseni 1.75'ten uzun boyluymuş, genelde de sakallı ve dövmeliymiş.
Takım sporu yapan ve ekomoni ile kafayı bozanların aldatma riski diğerlerine göre biraz daha fazlaymış.
Whalla ben demiyorum bunları, araştırıcı bilim adamları söylüyorlar.

Ama dünkü yazımda da belirttiğim karakter özelliklerinden pek de bahsetmemişler, zira insanların iç dünyasıyla dış dünyası birbirinden çok ama çok farklıdır.
Netekim onlukların son yaşlarında olan, uzun boylu, sakalı veya dövmesi de olan, üstelik takım sporlarında başarılı olan ve de ekomoni ile ilgilenen ama buna rağmen eşine son derecede sadık olan erkekler de var.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Yakışıklı Sevgili Sağlığı Bozuyor

Evet yazımın başlığını yanlış okumadınız. Güzele kim bakmaz?
Üstelik birlikte olduğunuz erkek veya kadın dikkât çekici biriyse ... Bu yazımız kadınların gözlerinden olacak.
Bazen araştırmacılar da canları sıkılıp değişik şeyler araştırıp bulabiliyorlar. İşte bunlardan biri de huzurlarınızdaki yazımda size yazdıklarımla alakalı.

Sevgilisi ya da kocası yakışıklı olan kadınlarda yemek yeme sorunları daha fazla görülüyormuş.
Olayın boyutu aslında kıskanmakla da alakalı. Neden mi?
Çünkü siz de bilirsiniz güzele herkes bakar.
Kadınlar da yakışıklı partnerlerinin kendilerini aldatmamaları için fiziklerine çok dikkât ediyorlar.
Bu yüzden kendini tutamayıp sağlıklı olmayan diyet yapan kadınlarda dilimize iştahtan kesilme olarak tercüme edebileceğimiz anoreksiya gibi yemek yememe rahatsızlıkları ortaya çıkıyor.

İşin tuhaf tarafı aldatacak olan kişinin kendi karaktersizliği daha önemlidir, çünkü eğer birlikte olduğu kadını aldatmayı göze alabiliyorsa o erkek zaten adam değildir.
Kadınlarımıza da gelince, hiç kimsenin başına gelsin istemem ama bu dünyada Kylie Minogue veya Adriana Lima gibi en güzel kadınlar bile aldatıldıysa sorun sadece fiziksel güzellikle sınırlı olmadığını kafanıza sokmanız gerek.

21 Haziran 2017 Çarşamba

İncir Ye Güzelleş

Doğada şimdiye kadar ne yaratılmışsa yukarıdaki tarafından mutlaka biz insanlara faydalı bir şeydir.
Bu seferki yazımda incirden bahsedecek ben.
İncir ya da Ficus Carica anavatanı Doğu Akdeniz ve Güneybatı Asya olan ağaç ya da ağaççık nitelikli bir bitki türü ve bu bitkinin meyvesine verilen addır.


Protein vitamin ve mineral bakımından zengin olan incir hücrelerin yenilenmesini sağlayarak cildi güzelleştiriyor.
İçerdiği "Benzaldehit" maddesiyle kanserli hücrelerin büyümesini önlüyor.
Sindirim sistemine iyi geliyor.
Üstelik ceviz ve balla karıştırılıp tüketildiğinde kişiye mutluluk veriyor.
Siz de bol bol incir tüketin, ama inciri yedikten en az bir saat sonra su için. Yoksa ishâl olursunuz, demedi demeyin Demet'i dinleyin.

Suyun Ölçüsünü Kaçırma

Atalarımız bize bol bol su içmemizi söyler her zaman. Ancak su içme olayının birazdan okuyacağınız boyutunu hiç düşünmemişiz şimdiye kadar. Daha doğrusu aklımıza bile gelmemiş.
Efenim yine Amerika'da bazı doktorlar yine boş durmamış, her gün yaptıkları araştırmalara bir yeni halka daha eklemişler.
Bu araştırmanın konusu ise suyun kadın ve erkek insan vücudu üzerindeki farklı etkisi.

Belki bazılarımız biliyor ama kadın ve erkek metabolizması birbirlerinden farklı olarak çalışır.
İşbu vaziyet-i umumiye mucibince kadınların ve erkeklerin içmeleri gereken su miktarı da farklıymış.
Belirli ölçüde su içmenin birçok hastalığı önlediğini belirten uzmanlarımız araştırma sonrası basına verdikleri beyanatta "Kadınlar günde en az dokuz erkekler ise günde en az onüç bardak su içmeli" demişlerdir.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Sosyâl Media Beğenileri Mutlu Etmiyor

Hayatımız sosyal medya olmuş. Artık Facebok'suz İnstegram'sız, Swarm'sız, Foursquare'siz, Zomato'suz, Yonja'sız, Hi5'siz, Linkedin'siz, Haysocial'sız veya 80630'suz ya da yukarıda adı geçen arkadaş bulma sitelerinin herhangi birisinden nasiplerini almamış olan insana insan gözüyle bakılmıyor.
Düşünün ki amerikan vizesi almak için bile bu kanallara üye olmanız ve vize talep ederken bu kanallara ait bağlantı adreslerinizi ve şifrelerinizi konsolosluğa vermeniz gerekmekte. Eğer sosyal medya kullanmıyorsanız amerikan vizesini alamıyorsunuz.

Ancak ben bugün size bu olayın bambaşka bir boyutunu kâğıda ve ekrana getireceğim.
Biliyorsunuz dünyada yaşayan bazı zat-ı az muhteremler iki günde bir İnstegram'larından daha önceleri yükledikleri resimlerden bazılarını gerekli gereksiz silerler.
İşte bu tip sürekli resim silen ve kendilerini tanıtacak ana resimlerini sürekli değiştirenler özgüven eksikliği taşıyan kişiler.
Bunu ben demiyorum bilim adamlarının araştırmaları söylüyor. Aslında araştırmaya konu olacak kadar sır değildi bu konu ancak ben bunu ne zaman haber alacağım diye düşünmeden edemiyordum açıkçası.
Aynı araştırmanın bir sonucu da çok beğenilmenin insanı mutlu etmediğini söylüyor ancak bu kişiden kişiye değişmekte olan göreceli bir duygu.

Darısı sosyal medyanızda bütün arkadaşlarınızın var olduğu profillere erişmeniz.
Amin.

18 Nisan 2017 Salı

Onuncu Yıl

Bugün baktım ben size yazmaya başlayalı beri koskocaman ON YIL geçivermiş.
Bugün ben kutlama yapıyorum kendi kendime, ama sizlerle de ahanda buradan paylaşmak istedim.
Malûm-u aliniz blog yazarları kutlamalarını da bloglarından yaparlar =)))


Bu on kocaman yıllık zamanda benim birçok yönüme ortak oldunuz, kâh ağladınız kâh güldünüz.
Belki de hiç organınıza bile takmak aklınıza gelmedi beni.
Ama tabi o da sizin bileceğiniz iş, ben de arkadaşlarım da zorla size kendimi beğendiremem ya değil mi?


Gelgelelim hayat o zamanki gibi değil artık, köprülerin altlarından çok sular aktı gitti.
Zaman ise bir çırpıda gelmesiyle gitmesi bir oldu.
Siz olsanız ne yapardınız, hayatın geçmişinde tıkanır kalır mıydınız yoksa bir tarafından yakalamaya mı çalışırdınız?


Yepyeni kocaman on yıllara erişmeyi yukarıdaki bize nasip etsin.

14 Şubat 2017 Salı

Sevgililer Gününde Çare Yıldız Tilbe

Şimdi ne alaka diyeceksiniz başlığı görünce?
Benim yazdıklarımı bugüne kadar okuyanlar bu uyuz gün hakkındaki fikirlerimi bilirler, arşivimi de kurcalayın, adına sevgililer günü denilen ve her yerde sevgililiğin ve aslında önemli ve karşılıksız olursa kâlp kıran aşkın bu kadar basitleştirilmesine karşı olduğumu hâlâ anlayamadınız mı?
Hiçbir sevgililer gününde benim yanımda sevgili olmadan geçirdiğimi de bilmezler mi?

Bu yıl sayın Yıldız Tilbe uzun zaman önce çıkarttığı ancak kendisinin hiçbir albümünde bulunmayan bir şarkısının melodisine müthiş bir güfte yazmış, benim duygularıma çok güzel bir tercüman olmuş.
Hangi şarkı mı? İşte sayın Yıldız Tilbe'nin hoşgörüsüne sığınarak paylaşıyorum, iyi dinleyin:



Sevgililer günü yine gelirken herkes ayrı bir panikken
Ay ortasında cepler delikken çiçekçi abla gülerken
Kokudan hediye olur mu mumlu yemek doyurur mu
Ya aç kalırsın ya ödül alırsın iade kartı yok mu
Emojiler hep kâlpli yazışmalar da gıybetli
Peluş ayıymış kâlpli balonmuş hiç almasak olur mu

Al sana ondört şubat taymlaynın hâline bak
Her fotoda aynı kâlp gösteriş olsun maksat
Bir iki üç dört tamam daha da kutlayamam
Aşkı da yalnızlığı da bir güne sığdıramam

Her sene ondört şubat atlatamazsın rahat
Her fotoda aynı kâlp gösteriş olsun maksat
Bir iki üç dört kere denedik olmadı işte
Sevgililer gününde çare Yıldız Tilbe
Selâm Yıldız'cım biz geldik.

Not: Bir de Yıldız Tilbe'ye söylemedikerini bırakmazlar, ama ben sanat camiasında onun kadar delikanlı birini daha göremedim nedense.
Not2 : Eğer bu yazımı Yıldız hanım okuyorsa ve videoyu paylaşarak telif hakkına tecavüz ediyorsam videoyu kaldırabilirim.

Teşekkürler.

13 Ocak 2017 Cuma

Taksilere Düzenleme

Bugün taksiler için neredeyse devrim sayılabilecek bir karar alındı.
Bugünden itibaren İstanbul vilâyet hududları dâhilinde yolcu nakliyatı yapacak olan taksi otomobillerine binme ücreti 8.70 TL oldu.
Bu ücret taksiye ilk binildiği ve taksimetre ilk açılış ücretiyle birlikte ikibuçuk kilometre yol katedilen ücretle eşit.
Yani taksiye binip beş liralık yerde indin, yine sekiz lira yetmiş kuruş ödemen gerekiyor sevgili İstanbullu.
Bu karar sayesinde kısa mesafe deyip de yolcu almak istemeyen taksicilere de bir iyilik mi kötülük mü bilemeyeceğim artıkım ama güzel bir karar oldu.
Herkese hayırlı uğurlu ve bereketli olmasını ve tabi ki hayırlı işler diler ben.

1 Aralık 2016 Perşembe

Dolmuş Zammı

İett uzun zaman önce zammını yaptı biliyorsunuz, taksiler de zamlandı, ama dolmuşa zam yeni tecelli etti. Bugünden itibaren (1 Aralık 2016) bazı dolmuş hatlarında ücretler aşağıdaki gibidir:

Yeşilköy - Taksim : 5.50
Kadıköy - Taksim : 6.50
Bostancı - Taksim : 8.00
Bostancı - Kadıköy : 3.25

Tüm dolmuş esnafına hayırlı işler sağlıklı günler diler ben.

29 Ekim 2016 Cumartesi

Andımız

Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.


Ey bugünümüzü sağlayan Ulu Atatürk!
Açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime and içerim.
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

Türkiye Cümhûriyeti Doksanüç Yaşında

Bugün Cümhûriyet Bayramı.
Bundan doksanüç yıl önce Ulu Önderimiz ve bugünümüzün mimarı Mustafa Kemâl Atatürk'ün önderliğinde ülkemizin içinde bulunduğu yokluklarla ve zorluklarla kuruldu.


Türkiye Cumhuriyeti'nin işbu en büyük bayramımız hepimize kutlu ve mutlu olsun. Darısı dokuzyüzotuzuncu yaşımıza inşallah.
Şunu da unutmayın, biz bugünü Cumhuriyet'e borçluyuz.

17 Ekim 2016 Pazartesi

Happy Birthday To Me!

Bugün benim doğduğum gün.
Az buz değil, kırkımdan gün almaya başladı ben.
Yani otuzdokuz yıl önce doğmamış olsaydım şimdi ahanda bu yazdıklarımı okuyamayacaktınız demektir.
Birthday'imi de olmak istediğim kişiyle ve olmak istediğim yerde kutluyor ben bu yıl.


İşte bu gördüğünüz de benim pastam oluyor.
Evet yanılmadınız, pasta değil aşure bu.
Çünkü pasta alabilmeye zamanımız yetmedi, bir de baktık ki pastahane bölümü kapanıvermiş.
Divan'daki görevliler sağ olsunlar, o hengâmede bile bize iki bardak aşureyi çakma pasta olarak hazırladılar. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır aslında.
Ne de olsa Fenerbahçelinin hâlinden ancak bir Fenerbahçeli anlar.

12 Ekim 2016 Çarşamba

Stresi Mélisa Çayıyla Yok Edin

Her zaman her yerde mutlaka bir araştırma bulunur. Bunlardan bir tanesi ise melisa çayının stresi ve siniri giderdiğiyle alakalı.


Araştırmanın altına imza atan uzmanlar "Bir bardak suyla kaynatılan beş altı gram melisa çayı stresi yok edip vücudu dinlendiriyor" dediler.


Melisa bitkisi Marmara Ege ve Akdeniz'de yetiştirilir.
Ballıbabagiller ailesinden beyaz çiçekli otsu bir bitkidir. Boyu 30 ilâ 80 santimetre arasında değişir, limon kokuludur.
Yaprakları ince ve yumuşak tüylüdür. Yapraklarında tanen reçine ve uçucu bir yağ vardır.


Yapraklar bitki çiçek açmadan toplanır.
Eylül ve Kasım'da tekrardan toplananların kaliteleri düşük olur mevsimsel ve iklimsel nedenlerden.
Yapraklar ezilmeden toplanmalı, ezilince sararan ve kararan yapraklar ayıklanmalıdır.
Havadar ve gölge yerlerde ince bir şekilde serilerek çabukça kurutulmalıdır.
Suni olarak 35 derecede kurutulabilir ama tavsiye edilmez.
Kurumuş yapraklar ışıktan sakınılmalı ve bir yıl içinde tüketilmelidir.

Öfkeliyken Spor Yapmak Tehlikeli

Her bir araştırma başka şeyler öğretiyor bize. Bir tanesi de sinirliyken yapılan sporun kâlp krizine yol açma riskini norminâlden iki kat fazlalaştırdığı.

Kanada'da bulunan Mc Master Üniversitesi'ndeki araştırmayı yapan uzmanlar "Kişi öfkelendiğinde kan basıncı artıyor. Bu sırada spor yapmaya kalkarsa kâlp çok fazla yorulur" dediler.

Demek ki spor yapmak için önce sakinleşmeyi bekleyecekmişiz.

29 Eylül 2016 Perşembe

Lüksün Zirvesi

Artık parayı bastıran ve kendisine her gün bir dolar daha kazandıran elemanları olan ustalar çok değil bir yıl sonra Amerika'da bulunan Crystal (Kristâl) Havayollarının en lüks uçaklarıyla seyahât edebilecekler.
Çünkü Kristâl Havayolları önümüzdeki yıl dünyanın en lüks yolcu uçaklarını sefere koyacakmış.


Bu uçakta neler yok neler?
Dış görünüşü sıradan bir Boeing 777-200LR olan ve norminâl şeraitte 300 yolcu kapasiteli uçak içine yerleştirilen ve resimlerini gördüğünüz ekıstıralarla 84 kişi kapasiteye düşecek.
Üstelik bir sürprüz daha var, uçaktaki her yolcunun bir kâhyası olacak-mış.


Ben biraz tarif edeyim, Michelin'den yıldız almış lokanta, süper lüks banyo, güzel bir bar, bir sürü de dev ekran televizyonlar bulunacakmış.


Yolcular da aldıkları uçuş paketlerine göre aynı biletle 14 21 veya 28 gün boyunca bu uçaklara istedikleri kadar binebileceklermiş.


Böyle güzel ve rahat bir uçakta yolculuk yapmayı ve uçarken uyuyup sabah uyanmayı kim istemez?


Gazete açıklamış, 14 günlük pakedin ücreti ise sıkı durun, 150.000 Türk Lirası.


Sizi bilmem ama ben böyle bir banyoyu ilk defa görüyorum.
Uçmak isteyene hayır demem ama bence israfın daniskası, bunlar Birleşik Arap Emirlikleri'nden mi esinlenmişler nedir?