16 Kasım 2017 Perşembe

Obezitede Travma Etkisi

Obezite sözcüğünün sözlük anlamı "Aşırı derecede şişmanlık" demektir.
Bazılarımız bazen yaşadıkları olumsuzluklar karşısında kendilerini yemeğe verirler, ki buna ben de dâhilim, bu yemekler sonrasında şişkolaşmaya başlarlar, işte buna "Obezite" denir.
Bu konu için aslında çalışkan Amerikalıların araştırmasına gerek yoktu ama madem gazeteye haber olmuş, bize de bunu sayfalarımızda paylaşmak düştü.


Efenim araştırmamıza göre yaşanılan herhangi bir hadise-i travma kadınlarda şişko patates olma riskini yüzde on arttırıyormuş.
Son beş yılda en az dört adet ruhi bunalım geçirenlerde ise bu oran yüzde otuzaltıya kadar çıkıyormuş.
Ayrıca kadınların işbu hadise-i travmalara karşı obez olma riski vaziyet-i aynı olan erkeklerden iki katı daha yüksek olduğunu ortaya çıkartmış bizim çalışkan Amerikalı araştırmacılar.
Allah-u Te'âlâ cümle âleme böyle dert yollayıp da derman aratmasın.

Uçaklara Hava Polisi Geliyor

Bu aralar uçaklara takıldı ben. Ama bu da bizim için değişik bir deneyim olacak.
Yasa değişmiş, daha doğrusu yasaya bir ekleme yapılmış, artık bundan sonra bizim uçaklarımızda da güvenlik görevlisi bulunacak.


Dün metro konusunda bizden örnek alan Amerikalılara teşekkür etmiştim ya, bu seferki teşekkürüm bizimkilere. Ama bu kadar çok olan uçaklara bu kadar çok görevlileri nereden bulacaklar merak etmiyor da değilim doğrusu.
İnşallah kötü bir şey olmaz da silahları kullanmak zorunda kalmazlar.

En Pahalı Elmas

Ben bu işi bırakalı ve her gün bir dolar daha kazandırdığım ustamın kafasına anahtarı fırlatıp kafasını yardığıma dört yıl oldu ama şimdiki haber beni de heyecenlandırmadı değil yani açıkçası.
Dünyanın şimdiye kadarki en ağır ve en büyük olan elması geçenlerde satılmış ancak fiyatı beğenilmemiş.


Efenim elmasın anavatanı Angola'dır. Geçen yıl bir madende işçilerin sadece üçotuz paraya çalışırken buldukları ve işledikten sonra ağırlığı Yüzaltmışbeş Karat ya da bildiğimiz ölçülere çevirirsek Otuzüç Gram ağırlığında bir tektaşa dönüşmüş.


Tektaş üretildikten sonra bir gerdanlığa Yüz Dolara mıhlanmış. Bir tarafı pırlantalarla diğer tarafı da zümütlerle donatılan bu güzel gerdanlık birkaç gün önce bir koleksiyoncuya tam Yüzyirmisekizmilyon Türk Lirası karşılığında satıldı.


Ne yazık ki İsviçre'deki açık arttırmada beklediği Yüzseksendokuzmilyon Türk Lirasını kazanamayan müzayedeci sattığı fiyattan pek memnun değilmiş.


Madem müzayede patronu bu fiyattan memnun değil, ben izninizle aradaki farkı bununla ödeyeyim.

15 Kasım 2017 Çarşamba

Yüzen Ülke

Dünya haritası sanırım artıkım değişim göstermekte. Bunca yıldan beri bildiğimiz haritada değişiklik Pasifik Okyanusunda olacak.
Biliyorsunuz internette güvenli bir ödeme aracı var, o da Paypal.
Paypal'ın kurucusu olan Peter Thiel kendisine yepyeni bir memleket kuruyor.
Pasifik Okyanusunun uluslararası sularında yapılmakta olan bu yapay adalardan oluşan ülkenin kendi kanunları ve hükümeti olacağı için yeni bir devlet olacak.


Altıyüzkırkdört Milyon Türk Lirasına mâl olacak olan işbu yüzen devlette evlerin yanı sıra hoteller yazıhaneler dükkânlar lokantalar gibi hizmet binaları da bulunacak.
Bu yeni ülke 2020'de tamamlanacak, ancak henüz bu devletin adı konulmadı.
Dünyanın bu yeni devletinin tüm dünyaya hayırlı uğurlu ve bereketli olmasını diler ben.

Sekizbin Yıllık Şarap Çanağı

Eskiden ustalarımız bizim babalarımızın şarap çanaklarına medeni ihtiyaçlarını görürlermiş. Ancak bu kadar eskisini görünce bu düşüncelerinden vaz geçeceklerini sanıyorum.
Artık devir değişti, eski çamlar su bardakları olarak hayatlarımızdaki yerlerine devam ediyor.


Günümüz zamanlarında Gürcistan sınırları dâhilinde olan Güney Kafkasya'da bir süredir yapılan kazılarda Milattan Önce Altıbin yılına ait olduğu belirlenen dünyanın en eski şarap çanağı bulundu.
Günümüzden sekizbin yıl öncesinden kalan işbu çanak-ı şerif kilden yapılmış.
Şimdi babalarımızın şarap çanaklarına medeni ihtiyaçlarını gidermek isteyenler bu antika şarap çanağına mı yapacaklar?

Etyemezlik Ömre Ömür Katıyor

Hayat bazen insana annelerinin haklılığının da araştırılması gerektiğini ve bu araştırmanın da sonucunda gerçekten de haklı olduklarını da ortaya çıkartıyor.
Efenim bu yazımda öğretmenlerinin sözlerini dinleyip çalışkan olmayı seçen Amerikalı uzmanların yaptıkları annelerimizin sebze yiyin öğüdünün sonuçlarını araştırdıklarından bahsedecek ben.


Ancak bazıları bu konuyu ileri götürüp hayatlarından eti çıkartmışlar ve etyemez olmuşlar.
Etyemezlerin beslenme alışkanlıkları hakkındaki araştırmanın sonucunda ise kâlp hastalıklarına yakalanma riskinin yüzde kırkiki oranında daha az olduğu ortaya çıkmış.
Araştıran çalışkan uzmanlar kâlp sağlığını korumak için etten ve karbonhidratlı gıdalardan biraz uzak durulmasının gerektiğini söylediler.

İş Aşkı

Hayatta mutlu olmak için bir kural daha varsa o da "Ne iş yaparsan yap sevdiğin işi yap", aynen Kenan Doğulu'nun bir şarkısına da nakarat oldu.
Bu sefer Eskişehir'den geldi bu güzellik. Sonbahar yaprakları yerlere dökülürken Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin temizlik görevlileri Bilim Kültür ve Sanat Parkında yaprakları süpürdükten sonra kâlp şeklinde bir araya getirmişler.


Bu kâlp o kadar büyük olmuş ki parka gelenler de anı resimleri çekmekten geri kalmamışlar.
Hâttâ kendileri bile.
İşte memleketimin güzelliklerinden biri, emin olun dünyanın başka yerlerinde böylesini biraz zor bulursunuz.
Ellerinize emeklerinize ve düşüncelerinize sağlık sayın görevliler.

14 Kasım 2017 Salı

Zekânın Onüç Belirtisi

Başlıkta belirti dediğime bakmayın, bu belirtiler hastalık belirtisi değil, siz sevgili okuyucularımın olduğu gibi gözlerinden zekâ fışkıranların belirtileri.
Dünyanın en büyük haber sitelerinden biri olan Business İnsider adlı bir Alman kökenli ama Amerikalı Web-Sitesi dünyada yapılan çeşitli araştırmaların verilerini toparlamış, zeki insanların onüç adet ortak özelliklerini bir araya getirmiş.
Şimdi sizlere çıkarttıkları sonuçları paylaşıyorum.


1. Dikkâtleri kolay dağılmaz.
2. Uyum kapasiteleri yüksektir.
3. Neyi bilmediklerini iyi bilirler.
4. İflâh olmayacak derecede meraklı olurlar.
5. Farklı fikirlere açık olurlar.
6. Yalnızlıklarından keyif almayı bilirler.
7. İradeleri güçlüdür.
8. Eğlencelidirler.
9. Başkalarının deneyimlerini dikkâte alırlar.
10. İlgisiz görünen konuları birbirleriyle bağdaştırırlar.
11. Gece kuşu olurlar.
12. İşleri ertelerler.
13. Büyük sorunları dert edinirler.


İşte böyle sevgililer, benden şimdilik bu kadar. Bu sözler üzerine diyebilecek başka şey bulamadı ben.

Louis Vuitton Tuvalet

Her şey aklıma gelirdi de bunu görebileceğimi hayal dâhi edemezdi ben. Bu yazımda sizinle de paylaşacağım bunu.
Aslında görür görmez büyük bir sürpriz oldu benim ve bazı Louis Vuitton hayranları için.
Çünkü biraz sonra göreceğiniz üzere Louis Vuitton'dan bir Tuvalet ortaya çıkartıldı.


Efenim bugün sizlere kendisi henüz yirmibeş yaşında olan ama hayalleri çok büyük olan Amerikalı sanatçı İllma Gore'yi tanıtacağım. Çünkü adına tıklyarak ulaşabileceğiniz Web-Site'sinde de göreceğiniz üzere bu gördüğünüz lâzımlığı kendisi yaptı.


Kendisi bu lâzımlığı yaparken toplam değeri Ellisekizbin Türk Lirasını bulan yirmidört adet Kanvas Çanta ve Onikibin Türk Lirasılık bir büyük bavul kullanmış.
Ayrıca geri kalan bölümler de altın kaplamalı ama kaç ayar olduğu konusunda hiçbir şey söylemiyor ancak ben bunca yıllık çarşılı olduğum için Has Altın diyebilirim buna.
Üstelik de bunu yapmak yaklaşık olarak üç ayını almış.


İşte bu gördüğünüz lâzımlığını satmak için de Yüzbin Amerikan Doları yani bizim paramızla Üçyüzseksensekizbin Türk Lirası istiyor. Ne dersiniz, güzel olmamış mı şimdik?


Şu lâzımlıkta hayatımda bir sefer olsun medeni ihtiyacımı gidermeyi essahtan isterdi ben.

Gökyüzündeki Odalar

Boşuna dünyanın en iyi havayolu Emirates Aygırı seçilmedi. Adamlar hiç durmadan havada giden uçaklarına çeşitli değişiklikler yapmaktan geri kalmıyorlar.
Ne de olsa Dubai'de ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde benzinin ücreti suyun ücretinden düşük. Hani bir şeyi satmak için bizim kullandığımız "Sudan Ucuz" diye bir deyim var ya, bu orada bir deyim değil, hayatın tam gerçeği. İnanmazsanız önce internetten bir E-Vize alın sonra uçakla beş saatlik bir yolculuğu da göze alıp gidin ve kendi gözlerinizle görün.


Efenim haberimizin konusuna dönersek geçenlerde Dubai'de bir havacılık fuarı yapılmış, bu fuarda da bizim Aygır'ların uçaklarında şimdiye kadar bildiğimiz bütün lüks mevki bölümlerini bile ikinci mevki konumuna düşürecek özelliklere sahip resmen hotel odası bulunan yeni uçaklarını tanıtmışlar.
Gerçi sadece üç metrekarelik olan bu odalar çok lüks hotellerin odalarının özellikleriyle donatılmış.
Bu odaların bulunduğu yeni uçaklar önümüzdeki Ocak'ta Cenevre ile Dubai arasında uçacaklarmış.
Seyahat bedeli de gidiş dönüş Otuzbeşbin Türk Lirası.


İşte görüyorsunuz nasıl da uçuyor bizim Aygır?
İsviçreli ve Birleşik Arap Emirliklerli zengin vatandaşlar yaşadı. Artık kazandıkları kara parayı aklayabilecekleri bir kurumları daha oldu.
Bu tıkırında olan ekomonik krizde çok merak ediyorum acaba bu parayı bayılan birileri olacak mı?

Bayanlar Baylar Anonsu Bitiyor

Biraz önce size Moskova Büyükşehir Belediyesinin yeni uygulamasından bahsetmiştim ya, New York Büyükşehir Belediyesi de metrosunda günümüze kadar uygulanan ve İngilizce'de her türlü çığırtkanın her topluluğa söylediği "Ladies and Gentlemen" yani "Bayanlar ve Baylar" şeklindeki hitap biçimini kaldırmaya karar vermiş.


Bu ifade yerine "Sayın Yolcular" veya "Herkesin Dikkâtine" gibi cinsiyetsiz ifadeler kullanılacak bundan sonra.
Türkiye'den örnek alınmış bir uygulamayı kullanmaya karar verdikleri için New York Büyükşehir Belediyesi'ni kutlar, başarılarının devamını dileriz.

Bilet Yerine Yüzük

Türkiye Cümhûriyetinde 1995 yılında İstanbul'da başlayan ve günümüzde bütün büyükşehirlerde evrim geçiren Akbil'i hatırlarsınız.


Gelgelelim memleketimizden biraz uzak bazı topraklar olan Rusya'daki Moskova Büyükşehir Belediyesi bilet ve karta ilâve olarak metroya veya otobüse binerken çipli yüksük veya bileklikle binebilecekleri yeni bir sistemi turnikelerine yerleştirmiş.


İstanbul'daki eski Akbil yeni İstanbulkart belki bizim buluşumuz değildi ama Moskova'nın çipli mücevherleri dünyada bir ilk olarak geleceğe iletilmek üzere tarihin tozlu sergenlerinde yerini aldı.

13 Kasım 2017 Pazartesi

Hayat Uçmakla Güzel

Bugün sizlerle İnstegram'da çeşitli zamanlarda gözüme takılan ve de kaydettiğim bazı resimlerle değişik havalimanlarına sanal bir yolculuğa çıkmak istedi ben.
Ben de bunları görünce geçen yıl hazır Atatürk Havalimanı da yakınlarımdayken başladım bu tarza.


Resim çekerken en önemli nesne-i şerif yaşanılan anın ölümsüzlüğünü sağlamaktır.


İlk olarak Ürdün Kraliyet Havayollarının JT-BAH kuyruk tescilli uçağıyla başlıyoruz.


Bu da Hollanda Kraliyet Havayollarının PH-BHI kuyruk tescilli ve genel olarak uzaklara uçan uçak. Bu resimde Bombay Havalimanında.


Bu da Güney Kore diye bildiğimiz Kore Cumhuriyeti Havayollarının uçağı.


Bu da dünyanın belki de en güzel havalimanlarından olan Saint Marteen Adasındaki Prenses Juliana Havalimanına konmakta olan PH-EFL kuyruk tescilli Jumbo Jet.
Havalimanı öyle bir yerde ki pistin ucu placa denk gelmekte. Ne zaman adaya uçak gelse böyle görüntüler yakalanması kaçınılmaz.


Yine aynı havalimanının bu sefer bekleme salonu tarafından bir resmi.


Bu da Eva Air'in üstü çocuk desenleriyle çizilmiş kuyruk tescilini okuyamadığım bir uçağı, Tokyo Havalimanından.
Uçak tabi ki bu kadar dikleşemez, resimdeki de İtalya'daki eğik kule olan Pisa Kulesi de olmadığına göre resmi çeken kareye sığdırmak için kamerasını sağa yatırarak çekmiş.


Bu da Saint Marteen'den, bu sefer Kalem değil Copa Havayolları gelmekte.


Bu da Boeing'in şimdiye kadar ürettiği uçakların resmi geçidi.
Bu yazımdaki resimlerin tamamı İnstegram'dan alıntılanmıştır. Dünyadaki diğer uçakların serisi de ilerideki zamanlarda devam edecek.

Grip Salgını Mevsimi Başladı

Artık mevsim Yaz değil ne yazık ki. Deniz girmeye Güneşe dondurmaya ince kıyafetlere falan bir süreliğine veda etmemiz gerekiyor. Bunların yerine paltolar çizmeler çoraplar kazaklar doğalgaz gibi şeyleri hayatımıza almamız gerekmekte.


Türkiye'de genellikle Kasım sonu Aralık başı gibi başlayan bu salgın yaklaşık Nisan ortalarına kadar süren salgına neden olan virüs her geçen yıl kendisini yenilemekte ve mevcut aşılara karşı bağışıklık kazanıyor.


Doktorların dediklerine göre grip aşısının Ekim veya Kasım gibi yaptırılması gerekiyormuş. Ancak iki yaşın altındaki ve altmışbeş yaşın üstündekilere tavsiye edilmiyor.
Ben ise sizlere portakal limon mandalin veya kan portakalı tavsiye ediyorum. Yanında sıcak bir ıhlamur hâttâ gerçek ballı ıhlamur olursa daha iyi olur ancak günümüzde hakiki balı bulabilmek pek de mümkün değil.

Seksenyedibin Liralık Taksi Ücretini Ödemeden Kaçtı

Dolandırıcılığın bu kadarını görmedik. Ama bu dolandırıcı bizim Sülün Osman değil. Hadiseyi anlatmaya başlıyorum. Neredeyse bütün Avrupa'yı dolaşan ve yolculuğun sonunda hak sahibini eken bu dolandırıcının tefrikasını bütün Avrupa konuşuyor olmalı.


Efenim öykümüz Ekim ayında başlıyor. Monako'nun ünlü Monte Carlo'dan adamın biri bir taksiye biniyor, bu müşteri şoföre önce Fransa'nın ünlü sahil beldesi Nice'ye, oradan da Belçika'nın başkenti olan Brüksel'e gitmesini söylüyor.
Hadise burada bitse iyi, Brüksel'den sonra İngiltere'nin başkenti olan Londra'ya devam eden yolculuk oradan da Slovakya'nın Zilina kentine, Zilina'dan da Almanya'nın Bad Münstereifel kentine macera devam etmiş. Bad Münstereifel'den sonra müşterisini tekrar Londra'ya getiren taksici onsekizbin Euro'luk taksimetrenin ücretini istemiş.



Buraya kadar normâl olan yolculuğun seyri müşterinin yanında parasının olmadığını söylemesiyle şoföre Meksika'da parasının olduğunu ve oraya gidip parasının ödemesini yapmayı teklif ediyor.
Uçağa atlayıp Meksika'ya gidince de havalimanında kalabalığa karışarak müşteri kaçmış gitmiş.
Taksi şoförü ise bunun üzerine eşinin aldığı uçak biletiyle önce Toronto sonra da İzlanda üzerinden Londra'ya geri dönüp taksisini alarak Almanya'nın Euskirchen kentinde yolcusuna karşı dava açmış.
Taksi şoförü müşterisinin de Euskirchen'li olduğuna inanıyor. Şikâyet ettiği karakolun komiseri basına verdiği açıklamada "Taksi şoförü suç duyurusunda bulundu çünkü parasını almak istiyor. Kendisi ve müşterisi daha önce de birlikte seyahat etmişler" dedi.


Şimdi bütün Avrupa bu davanın sonucunu merakla bekliyor.
Şimdi soruyorum sizlere, bu işin sonu bakalım nerelere varacak?